Son güncelleme: 31 Ekim 2026
Edirne'de kanalizasyon tüneli nedir?
Edirne'de kanalizasyon tüneli, zemin ya da bodrum katının pis suyu belediye kanalına kendi eğimiyle inemeyen bir yapıyı, sokağı veya avluyu açmadan, yerin içinden kazılan yatay bir koridorla hattın derinleştiği rögara ulaştırma yöntemidir. Çalışmaya avlunun içinde açılan dar ve dik bir kuyuyla başlanır. Ustalar kuyunun dibinden kanala doğru kazma ve küçük el aletleriyle ilerler, açılan her parçayı ahşap ya da çelik dikmeyle destekler ve boruyu koridorun tabanına, binadan kanala kadar durmadan alçalan bir çizgiyle yerleştirir. Hat sınandıktan sonra koridor tabaka tabaka doldurulur; üstteki taş döşeme, çim ya da asfalt işin başladığı günkü gibi kalır.
Bu işe başvurmayı gerektiren sorun hemen her zaman kot farkıdır. Zemin kattaki banyonun, mutfağın ya da çamaşırlığın süzgeci, sokak kanalında suyun aktığı çizgiden aşağıdaysa atık su o kanala yol bulamaz. Borunun dibinde birikir, zamanla çamurlaşır ve sonunda geri gelir. Edirne'de bu tabloyu en sık iki yerde görüyoruz: nehirlerin çevrelediği düz kent merkezinde sonradan yaşam alanına çevrilmiş zemin ve bodrum katlarda, bir de Keşan ve Uzunköprü gibi büyüyen ilçelerin yeni apartmanlarında.
Tünel, evin tam önündeki sığ kanal parçasıyla uğraşmak yerine hattın derinleştiği daha ötedeki bir rögarı hedef alır. Bu sırada sokak boydan boya kazılmaz. Selimiye'nin çevresindeki tarihî çarşıda, Kaleiçi'nin taş sokaklarında ya da Saraçlar Caddesi gibi yaya yoğunluğu yüksek yerlerde bunun değeri çok büyüktür; ne esnafın kapısı kapanır ne de tarihî kaplama sökülür.
Baştan belirtelim: tünel, evin içindeki boruları yenileyen bir tesisat işi değildir. Yapı ile kanal arasındaki dış bağlantıyı yeniden kurar. Edirne'de kanala yapılan her bağlantı, o yerleşimin belediyesinin kurallarına tabidir; biz de bu çerçeveyi esnetmiyoruz.
Edirne'de binalar neden kanala yetişemiyor?
Edirne'de kot farkının ana kaynağı, kentin iki büyük nehrin buluştuğu, eğimi son derece az bir ovaya kurulmuş olmasıdır. Meriç ve Tunca kentin batı ve güney yakasını dolanır; Arda da yakın bir noktada Meriç'e karışır. Kent merkezinin denizden yüksekliği kırk metre civarındadır ve Meriç yatağının eğimi binde birin çok altındadır. Böyle bir düzlükte kanal şebekesi kilometrelerce uzanırken suyu yürütebilmek için ancak çok küçük bir düşüş kullanabilir. Bu da kanalların pek çok sokakta yüzeye yakın kalması demektir.
İkinci etken eski yapı stoğudur. Kaleiçi, yirminci yüzyılın başındaki yangınlardan sonra iki katlı ahşap evlerle yeniden kurulmuş; çevresindeki eski mahallelerde de avlulu, bahçeli, alçak katlı evler yaygındır. Bu evlerin birçoğu kanal şebekesinden önce yapıldı. Sonradan bağlandıklarında, zemin seviyesindeki bir banyo bile sokak kanalıyla arasında yeterli düşüş bulamayabildi. Yıllar içinde yeniden kaplanan sokaklar yükseldikçe evlerin bağlantı noktası görece daha da aşağıda kaldı.
Üçüncü etken, bodrum ve zemin katların kullanım biçimidir. Trakya Üniversitesi'nin varlığıyla öğrenci nüfusu kalabalıklaşan kentte birçok apartmanın alt katı kiralık daireye, yurt odasına ya da dükkâna dönüştürüldü. Planda erzak deposu diye çizilmiş bir kata sonradan duş ve ocak konduğunda, bu yeni giderler caddenin kanalına çoğunlukla erişemez. Keşan ve Uzunköprü'de de yeni apartmanlarda kapalı otopark ve depo katları yaygınlaştı; bu katlardaki süzgeçler aynı derdi taşır.
Dördüncü etken nehirlerin mevsimlik kabarmasıdır. Meriç havzasının yaklaşık üçte ikisi Bulgaristan topraklarındadır ve oradaki dağlık alandan gelen sular kış ve ilkbaharda Edirne'ye ulaşır. Tunca ve Meriç yükseldiğinde nehre yakın düzlükte toprak doyar, yağmur suyunun bir kısmı kanala karışır ve kanal dolar. Kotu zaten sınırda olan binalarda normal günlerde fark edilmeyen sorun, bu günlerde süzgeçten yükselen suyla kendini gösterir. Nehir alarmlarının olduğu bir hafta zemin katınız su aldıysa, makineyle boru açtırıp geçmek yerine seviye ölçümü istemenizi tavsiye ederiz.
Edirne'de bir evin kanala yetişemediğini nereden anlarsınız?
Seviye sorununu sıradan bir tıkanıklıktan ayıran şey, şikâyetin sadece evin en aşağıdaki katına özgü olmasıdır. Aşağıdaki işaretlerden birkaçını aynı evde görüyorsanız bir ölçüm yaptırmanın zamanı gelmiştir:
- Zemin kattaki gider ağır akıyor: Yukarıdaki banyo rahat boşalıyor, aşağıdaki duşun suyu ise dakikalarca çekilmiyor.
- Temizletilen boru yine tıkanıyor: Sustalı makineyle açılan hat bir ay bile dayanmıyor, aynı gider yeniden doluyor.
- Nehirler kabardığında süzgeçten su geliyor: Tunca ya da Meriç'te alarm verildiği günlerde, nehre yakın mahallelerde yer süzgeçleri su vermeye başlıyor.
- Akşamları guruldama ve geri itme: Akşam yemeğinden sonra bütün komşular suyu açınca aşağıdaki süzgeç fokurdayıp su kusuyor.
- Silinmeyen koku: Pencereler açık dursa da zemin kattan pis koku eksik olmuyor; temmuz sıcağında daha da ağırlaşıyor.
- Bacada sürekli su: Avludaki ya da kapı önündeki rögarın içinde, hiç kurumayan durgun bir su seviyesi görülüyor.
Bu şikâyetlerin bazılarını yarılmış, ezilmiş ya da kökle tıkanmış bir boru da çıkarabilir. Edirne'nin eski avlulu evlerinde, bahçedeki yaşlı ağaçların kökleri sık rastlanan bir sebeptir. Bu yüzden karar vermeden önce seviyeyi ölçüyor, ardından borunun içine kamerayla bakıyoruz.
Edirne'de toprak, tünel ustalarının işini nasıl şekillendirir?
Edirne'nin zemini kuzeyden güneye üç farklı karakter gösterir: kuzeyde Istranca Masifi'nin eski ve sert kayaları, ortada ve güneyde Ergene havzasının tortulları, nehir boylarında ise Meriç, Tunca ve Ergene'nin taşıdığı genç alüvyon. Kazının temposu, dikmelerin sıklığı ve suyla karşılaşma ihtimali, evinizin bu üç kuşaktan hangisinde durduğuna göre değişir.
Trakya Üniversitesi'nde yapılmış bir yeraltı suyu çalışması, ilin kuzey kesimini Istranca Masifi'ne ait metamorfik kayalar ve granitik gnaysın kapladığını, orta ve güney kesimlerin ise Miyosen yaşlı Ergene ve Trakya formasyonlarından oluşan geçirgen havza tortullarıyla örtülü olduğunu belirtir. Aynı çalışmada, kuyulardaki durağan su seviyesinin kuzeydeki granitik alanda iki ile on metre arasında olduğu, Edirne ile Havsa arasındaki tortul alanda ise elli ile yetmiş metreye kadar indiği görülür. Alüvyonun yaygın olduğu bazı köylerde ise kuyu verimleri belirgin biçimde yükselir.
Bu tablo tünel işi için şu anlama gelir. Lalapaşa ve Süloğlu'nun kuzey kesimleri gibi masif alanında kazı sıkı ve taşlı bir zeminde, yavaş ama sağlam ilerler; yan duvarlar kolay kolay dökülmez, ancak sığ derinlikte su ile karşılaşmak mümkündür. Havsa ve kentin doğusunu oluşturan havza tortullarında ise killi, kumlu ve çakıllı bantlar ard arda dizilir. Kil kuru olduğunda iyi durur ama ıslandığında şişip yapışır, kum bantları açıldığı anda akmaya meyleder. Bu kesimlerde dikme aralığını zemine göre sürekli ayarlıyoruz.
Şehir merkezinin geniş bir bölümü ile İpsala, Meriç, Enez, Uzunköprü'nün nehre yakın mahalleleri ise alüvyon üzerindedir. Nehrin yüzyıllardır taşıdığı silt, ince kum ve kil karışımı kolay kazılır ama ayakta durmakta zorlanır; üstelik su tablası nehrin seviyesine bağlı olarak mevsimden mevsime oynar. Buralarda açılan her metreyi saatlerce bekletmeden destekliyor, mümkünse kazıyı nehirlerin yatağına çekildiği haftalara koyuyoruz. Hıdırlık tepesinin yamacı ya da Kıyık sırtı gibi kentin hafifçe yükselen kesimlerinde zemin daha kuru ve sıkıdır.
Edirne'nin eski mahallelerinde bir zemin sürprizi daha vardır: yüzyıllar boyunca biriken dolgu. Kaleiçi ve çevresinde ilk bir iki metre, eski yapılardan kalma taş, tuğla ve moloz içerebilir. Bu katman kazıyı yavaşlatır ve beklenmedik boşluklar barındırabilir. Kuyuyu açarken ilk metrelerde toprağın ne çıkardığına bakıp tünelin derinliğini buna göre son kez gözden geçiriyoruz.
Edirne'nin iklimi tünel işini hangi aylara yönlendirir?
Edirne'nin iklimi işi engellemez, ama zamanlamayı belirler. Kentte yazlar sıcak ve görece kuru, kışlar ise serin, yağışlı ve sık sık karlıdır. Yıllık yağış ortalaması altı yüz yirmi beş milimetre civarındadır ve yaklaşık yüz gün yağışlı geçer. Kar yılda ortalama on dört gün kadar görülür ve en çok ocakta yağar. Balkanlardan inen soğuk kuzey rüzgârları zaman zaman sert soğuk dalgaları getirir; halk arasında "Edirne soğuğu" olarak bilinen bu dalgalarda sıcaklık sıfırın çok altına iner. Ölçülmüş en düşük değer 1954 Ocak'ında eksi on dokuz buçuk derecedir.
Takvimi asıl belirleyen ise nehirlerdir. Meriç ve Tunca'nın kabarması çoğunlukla kış sonu ile ilkbahar arasına denk gelir; bu dönemde nehre yakın düzlükte toprak doyar, kazıda su çıkma ihtimali artar. Ağustosa gelindiğinde nehirler yatağına çekilir, ova kurur ve kazılan yüzeyler kendi kendine ayakta kalır. Kuraklık yıllarında nehir seviyeleri belirgin biçimde düşer. Bekleyebilecek uzun rotaları bu kuru pencereye sığdırmaya çalışıyoruz.
Alt katınızı su basmışsa takvime bakmıyoruz. Tabana dalgıç pompa koyup suyu çekiyor, kazıyı kısa adımlarla sürdürüyor ve her açılan parçayı bekletmeden destekliyoruz. Soğuk dalgaları sırasında kuyunun ağzını örtüyor, geri dolguya donmuş toprak katmıyor ve kuyuya yakın sığ boru parçalarını dondan korunacak derinlikte bırakıyoruz.
Edirne'de tünel çalışması hangi basamaklardan oluşur?
Kaleiçi avlusu ya da Lalapaşa çiftliği fark etmez, çalışma aynı altı basamakla yürür. Sırayı bilmek, ustaların hangi gün evinizde olacağını öngörmenizi kolaylaştırır.
- Seviye tespitiEvdeki en alçak süzgecin yüksekliği ile avludaki bacada ve sokak rögarlarında suyun aktığı çizgi karşılaştırılır. Eski bağlantı borusunun nereden çıkıp nereye gittiği ve kaç metre derinde olduğu not edilir; aradaki fark böylece sayıya dökülür.
- Boru içi görüntülemeHatta kamera sürülerek göçük, yarık, eğim bozukluğu ya da kök girişi aranır. Bunlardan biri bulunursa tünele gerek kalmadan o bölümün onarılması önerilir; seviye farkı doğrulanırsa rota hesabına geçilir.
- Rota ve belediye yazışmasıHattın yeterli derinliğe indiği rögar belirlenir ve kazının yönü ona göre işaretlenir. Kazı avlu duvarını aşacaksa Edirne Belediyesi'nden ya da ilçe belediyesinden hangi izinlerin isteneceği ve başvuruyu kimin yapacağı kâğıda dökülür.
- Kuyunun açılması ve kazıKuyu avlunun en az kullanılan köşesine açılır. Nehir mili, kil ya da kaya, hangisi çıkarsa dikme aralığı ona uyarlanır; Tunca'ya yakın evlerde sızan su motorla dışarı basılır ve kazı karış karış sürdürülür.
- Boru döşemeBoru, kumla yataklanmış tabana binadan kanala kadar hiçbir yerde yukarı kıvrılmayacak biçimde yatırılır. Ek yerlerine conta takılır, kanala bağlantı belediyenin şartnamesindeki biçimde yapılır.
- Sınama ve kapatmaHatta bol su bırakılır ve akış sizinle birlikte izlenir. Sonuçtan memnun kaldığınızda koridor ve kuyu toprakla katman katman kapatılıp sıkıştırılır, taşlar eski yerine dizilir ve avlu düzenlenmiş olarak size bırakılır.
Edirne'deki evim için en doğru çözüm hangisi: tünel, pompa, hendek?
Alt katı kanalın altında kalan bir ev için üç seçenek vardır. Kaleiçi'nin taş sokaklarıyla İpsala'nın çeltik tarlaları ve Keşan'ın yeni siteleri aynı sonuca varmaz; aşağıda üç yol Edirne ölçüsünde kıyaslanıyor.
| Ölçüt | Kanalizasyon tüneli | Atık su pompası | Açık kazı |
|---|---|---|---|
| Atık su neyle ilerler? | Boru kanala doğru indiği için kendiliğinden | Toplama çukurundaki motorun itişiyle | Üstten kazılıp derine alınan boru sayesinde |
| Sokakta ve avluda bıraktığı iz | Yalnızca bir kuyu ağzı | Avluda ya da zemin katta kapaklı çukur | Rota boyunca sökülen taş, toprak ve kaplama |
| Edirne soğuğunda enerji kesilirse | Akış kesilmez | Motor durur, çukur dolup taşabilir | Akış kesilmez |
| Yıllar sonra gerektirdiği ilgi | Hemen hiç | Motor, şamandıra ve çukur temizliği | Az |
| Edirne'de uygun olduğu yer | Kaleiçi ve çarşı çevresi, Keşan ve Uzunköprü'deki apartmanlar, Kıyık ve Hıdırlık yamaçları | İpsala çeltikleri, Enez deltası ve Meriç kıyısında suyun bir kürek altında durduğu arsalar | Üzerinde yapı bulunmayan ya da temeli henüz kazılan arsa |
Tutumumuz: Zemin müsaitse tercihimiz tüneldir. Pompanın evinize daha iyi geleceğini ölçümde görürsek bunu saklamadan söylüyor, gereksiz bir kazı teklif etmiyoruz.
Edirne'de kanal bağlantısı ve belediye onayı nasıl alınır?
Edirne büyükşehir olmadığı için ilde il geneline hizmet veren bağımsız bir su ve kanalizasyon idaresi yoktur. İl merkezinde kanal şebekesi, Edirne Belediyesi'nin Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü tarafından yönetilir; belediyenin faaliyet raporunda bu müdürlüğün altında kanalizasyon arıza birimi ile atık su yönetim birimi gibi alt birimler yer alır. Keşan, Uzunköprü, İpsala, Havsa, Meriç, Enez, Lalapaşa ve Süloğlu'nda ise kanal şebekesini kurmak ve işletmek, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca o ilçenin belediyesinin görevidir. Köylerde şebekenin kimin sorumluluğunda olduğu ayrıca kontrol edilir.
Sorumluluğun ayrıldığı nokta, bina önündeki parsel bacasıdır. Bacanın evden yana kalan borusu mülk sahibine, sokağa açılan kanal belediyeye aittir. Tünel tamamen sizin avlunuzda kalıyor ve eski bacaya bağlanıyorsa belediyeyle yazışma kısa sürer. Kazı sokağın, yaya yolunun ya da komşu avlunun altına uzanıyorsa veya kanala yeni bir ağız açılacaksa, belediyenin şartlarına göre hareket edilir ve kamu zeminindeki kazıya önceden olur alınır. Edirne büyükşehir olmadığından AYKOME süreci uygulanmaz; yazışma doğrudan ilgili belediyeyle yapılır. Kaleiçi gibi koruma altındaki dokuda, yüzeyde yapılacak her müdahale için ek onay gerekebileceğini de hesaba katıyoruz.
Ölçüm günü durumunuzun hangi gruba girdiğini, belediyenin isteyeceği evrakı ve dilekçenin kimin imzasıyla verileceğini yazıp size bırakıyoruz. Belediyeden habersiz yapılmış kaçak bir bağlantı yalnızca ceza tutanağıyla sonuçlanmaz; zamanla yol altında oyuk açılmasına ve Arnavut kaldırımının göçmesine yol açabilir. Bu nedenle böyle talepleri geri çeviriyoruz. Yaptığımız bağlantının sahada da belediyenin kayıtlarında da doğru görünmesini istiyoruz.
Edirne kanalizasyon tüneli fiyatı neye bakılarak hesaplanır?
Ölçüm yapılmadan verilecek bir rakam sizi yanıltır, çünkü Kaleiçi'ndeki dar bir avlu ile Keşan'daki bir site bahçesi aynı işi doğurmaz. Hesabı belirleyen başlıca etkenler şunlardır:
- Mesafe: Evden, işe yarar derinlikteki rögara kadar toprağın altında açılacak koridorun boyu. Düz ovada bu yol genellikle uzundur.
- Derinlik: Kuyu dibinin yüzeyden uzaklığı; derinlik arttıkça dikme ve emniyet önlemi de artar.
- Toprağın türü: Nehir alüvyonu, havzanın killi tortulları ya da kuzeydeki sert kaya her biri kendi temposunu ve kendi aletini ister.
- Su: Nehre yakın parsellerde kazıya su dolarsa motor, sık dikme ve kısa ilerleme gerekir.
- Erişim: El arabasının zor geçtiği bir avlu kapısı, sökülüp yeniden dizilecek tarihî taşlar ya da tavanı alçak bir garaj, ekibin çalışma biçimini değiştirir.
- Bağlantının yeri: Eski bacanın kullanılıp kullanılmayacağı ve buna bağlı belediye işlemleri.
Ölçümden sonra verdiğimiz teklifte her kalem ayrı yazılır. Çalışmanın kaç gün süreceği, kullanılacak boru ve teslim koşulları da aynı kâğıtta yer alır.
Meriç ve Tunca'ya yakın evlerde neye dikkat ediyoruz?
Edirne'de nehir hayatın bir parçasıdır ve kanalizasyon sorunlarıyla da iç içedir. Meriç ve Tunca, kent merkezini batıdan ve güneyden çevreler; Tabakhane ve Kirişhane gibi eski mahalleler Tunca'nın kıyısında, Karaağaç ise Meriç'in öbür yakasında yer alır. Bu nehirler, havzanın büyük bölümünün Bulgaristan'daki dağlık arazide olması ve Edirne'deki yatağın neredeyse düz olması nedeniyle sık sık kabarır. Devlet Su İşleri, Meriç'in taşkın sularını kentten uzaklaştırmak için yaklaşık sekiz kilometrelik Kanal Edirne'yi inşa etmiş; Karaağaç için de ayrı bir drenaj ve tahliye kanalı projelendirilmiştir.
Nehir kıyısındaki evlerde iki dert genellikle aynı anda yaşanır ve kolayca birbirine karıştırılır: kanaldan geri gelen pis su ve nehirden sızan ya da kapıdan giren temiz su. Tünelin cevabı ilkinedir. Evin borusunu kanalın daha aşağıda seyrettiği bir kesime bağladığı için, kanal kabardığında bile zemin kattaki süzgecin taşmaya direnci yükselir. Ne var ki Tunca sokağa taştığında eşikten süzülen suya bir tünelin yapabileceği bir şey yoktur. O yüzden ilk iş olarak alt kata dolan suyun kaynağını buluyor, uygun görürsek yeni borunun üstüne tek yönlü çalışan bir klape takıyoruz.
Nehir kıyısında kazının kendisi de özen ister. Nehir mili küreğe kolay gelir ama kazılan yüz ufalanmaya meyillidir; topraktaki su da nehirle birlikte iner çıkar. Bu parsellerde işi nehirlerin çekildiği yaz sonuna almayı, kuyuyu nehirden en uzak köşeye açmayı ve pompayı baştan hazır tutmayı alışkanlık haline getirdik.
Kaleiçi ve tarihî mahallelerde nasıl çalışıyoruz?
Edirne'nin tarihî dokusu, tünel yönteminin en çok işe yaradığı yerlerden biridir. Kaleiçi, eski surların içinde kalan ve sokakları birbirini dik kesen ızgara düzeniyle bilinen en eski semttir. Yangınlardan sonra yeniden yapılan iki katlı ahşap evler, Bizans döneminden kalma kalıntılar ve taş döşemeli sokaklar burada yan yana durur. Çevredeki Tabakhane, Kirişhane, Kıyık ve Yıldırım gibi semtlerde de geleneksel Edirne evinin izleri sürer: yüksek duvarlı bir avlu, bahçe, genellikle iki kat.
Bu evlerde kanal sorunu genellikle iki biçimde ortaya çıkar. Ya ev şebekeden önce yapıldığı için bağlantısı baştan sığ kurulmuştur ya da sonradan zemin kata eklenen banyo ve mutfak kanala yetişmez. Sokağı kazmak hem yüz yıllık taşları bozar hem de sit alanı kurallarıyla karşı karşıya getirir. Tünelde ise kuyuyu avlunun içine, çoğu zaman bir bahçe köşesine açıyor ve sokağın altından kanala ulaşıyoruz. Yüzeyde kalan iz, birkaç metrekarelik bir alanla sınırlı kalır.
Eski avlularda kuyu açarken ilk metrelerde moloz, eski temel kalıntısı ya da kullanılmayan bir kuyu ile karşılaşmak mümkündür. Böyle bir durumda kazıyı durdurup ne bulduğumuzu size gösteriyor, gerekirse kuyunun yerini değiştiriyoruz. Avludaki taş döşemeyi sökmemiz gerekirse taşları numaralayıp aynı düzenle yerine koyuyoruz.
Edirne ilçelerine göre kanalizasyon tüneli
Edirne'nin dokuz ilçesi; nehirlerin çevrelediği merkez, Ergene ve Meriç ovalarındaki tarım kasabaları, Saros ile Ege kıyısı ve kuzeydeki tepelik sınır ilçeleri olarak farklı karakterler taşır. İlçenizi aşağıda bulabilirsiniz:
İl merkezi · nehirler arasında tarihî kentEdirne Merkez kanalizasyon tüneli
Edirne Merkez, Osmanlı'nın eski başkenti, Selimiye Camii'nin kenti ve Yunanistan ile Bulgaristan sınırlarına birkaç kilometre mesafede bir sınır şehridir. Kent, Meriç ve Tunca'nın kıvrımları arasında kurulmuştur. Kaleiçi'nin ızgara sokakları, Tunca kıyısındaki Tabakhane ve Kirişhane, kuzeydoğu yamacındaki Kıyık, Tunca'nın batısındaki Yıldırım ve Hıdırlık tepesinin eteğindeki eski imaret mahalleleri ile Meriç'in öbür yakasındaki Karaağaç, merkezin birbirinden farklı yüzleridir. Kentin en yüksek tepesi olan Buçuk Tepe bile yüz dört metredir; arazi büyük ölçüde düzdür.
Merkezde en sık karşılaştığımız işler, avlulu eski evlerin sığ bağlantıları ile öğrenci nüfusunun etkisiyle alt katı kiralık daireye çevrilmiş apartmanlardır. Nehre yakın mahallelerde, özellikle Tunca ve Meriç'in kabardığı aylarda, sınırdaki binalar süzgeçten su verir. Kıyık sırtında ve Hıdırlık yamacında ise az da olsa eğimli parsel bulunur; bu evlerde aşağıdaki sokağın kanalına inmek çözüm olabilir. Karaağaç'ta nehirle çevrili konum nedeniyle su tablasına ayrıca dikkat ediyoruz.
Edirne Merkez için hemen arayın: 0538 237 26 41 →En kalabalık ilçe · Saros'a açılan ticaret kentiKeşan kanalizasyon tüneli
Keşan, Edirne'nin il merkezinden sonra en büyük yerleşimi ve Doğu Trakya'nın en kalabalık kentlerinden biridir. İlin güneydoğusunda, Koru Dağları'na doğru yükselen dalgalı bir arazide kurulmuştur; bu yüzden Edirne merkezine göre çok daha fazla eğimli sokak barındırır. Ticaretle zenginleşen kasabada eski çarşının çevresini, yakın dönemde yapılmış otoparklı apartmanlar ve siteler kuşatmıştır. Tepedeki sokaktan beslenen evlerde de, iki bodrumlu yeni binalarda da en aşağıdaki süzgecin kanala uzanamaması Keşan'da sık gördüğümüz bir tablodur.
Keşan'ın sınırları Saros Körfezi'ne kadar uzanır. Erikli ve Mecidiye bu kıyının bilinen tatil yerleşimleridir ve yaz aylarında nüfus birkaç katına çıkar. Keşan Belediye Başkanı'nın açıklamasına göre Erikli'deki arıtma tesisi beş ila on bin kişi için kurulmuştur, oysa yaz nüfusu yüz bine yaklaşır; yeni bir tesis için arazi alınmıştır. Bu yoğunluk, sezon başında kıyı evlerinde geri tepme şikâyetlerini artırır. Yazlık evlerde işi mayıs ve haziran başına almanızı öneriyoruz.
Keşan için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Ergene kıyısı · tarihî köprü kasabasıUzunköprü kanalizasyon tüneli
Uzunköprü, adını Ergene Nehri üzerindeki uzun Osmanlı taş köprüsünden alan, Edirne'nin yüzölçümü en büyük ve nüfusu en kalabalık ikinci ilçesidir. Kent, Ergene'nin geniş ve düz ovasında yer alır; çevresinde çeltik ve buğday tarlaları uzanır. Şubat 2021'de yoğun yağış ve kar erimesinin ardından Ergene'nin debisi iki günde yükselmiş ve nehir Uzunköprü'de taşarak tarım arazilerini su altında bırakmıştı.
Bu olay, ilçede su ile kanal arasındaki ilişkiyi iyi özetler. Ergene'ye yakın mahallelerde kış sonunda toprak doyar ve su tablası yükselir; kotu sınırda olan evler bu dönemde geri tepme yaşar. Düz arazide kanal çok az eğimle ilerlediği için tünel güzergâhları uzayabilir; keşifte birkaç rögarın derinliğini karşılaştırıp en uygun noktayı seçiyoruz. Zemin nehir boyunca alüvyon, kenar mahallelerde killi havza tortuludur. Planlı işleri nehrin çekildiği yaz sonuna almayı öneriyoruz.
Uzunköprü için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Meriç deltası · çeltik ovasıİpsala kanalizasyon tüneli
İpsala, Edirne'nin güneybatısında, Meriç'in deltaya dönüştüğü ovada yer alan ve Türkiye'nin önemli çeltik üretim alanlarından biri olan bir ilçedir. İlçe merkezi alçak tepelerle dalgalı ovanın birleştiği yerde kurulmuştur. Yunanistan'a açılan kara sınır kapısı da bu ilçededir. İlçe sınırları içindeki Gala Gölü, göçmen kuşların uğrak yeri olan önemli bir sulak alandır.
Çeltik tarlaları ve sulak alanlarla çevrili bir ovada su tablası yüzeye çok yakındır. Bu da İpsala'da her kot farkı sorununun tünelle çözülemeyeceği anlamına gelir. Merkezin hafif yüksekteki kesimlerinde kısa bir tünel çoğu zaman uygundur; tarlalara bakan, toprağı yıl boyu ıslak arsalarda ise pompalı bir çukuru önermekten çekinmiyoruz. Delta toprağı yumuşaktır ve açılan yüzey çabuk çöker; bu yüzden dikmeleri birbirine yakın diziyoruz.
İpsala için hemen arayın: 0538 237 26 41 →İstanbul yolu üzerinde · havza tortullarıHavsa kanalizasyon tüneli
Havsa, Edirne merkezine yaklaşık yirmi beş kilometre uzaklıkta, İstanbul yolu üzerinde yer alan, Roma ve Bizans dönemine uzanan geçmişiyle bilinen bir ilçedir. Sokollu Mehmet Paşa'nın yaptırdığı külliyenin gölgesindeki kasaba merkezinde iki üç katlı binalar ve bahçeli evler çoğunluktadır. Arazi hafif dalgalıdır.
Havsa, Ergene havzasının tortulları üzerindedir. Trakya Üniversitesi'nin yeraltı suyu çalışmasında, Edirne ile Havsa arasındaki bölgede kuyulardaki durağan su seviyesinin elli ile yetmiş metre derinlikte olduğu görülür; yani derindeki akifer tünel işini pek etkilemez. Ancak dere yataklarına yakın sığ kesimlerde yağışlı dönemde toprak nemlenebilir. Kil ve kum katmanlarının birbirini izlediği bu zeminde dikme aralığını sürekli ayarlıyoruz. Köy evlerinde keşfe, kanalın evin önüne kadar gelip gelmediğini kontrol ederek başlıyoruz.
Havsa için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Sınır ilçesi · nehir ovasıMeriç kanalizasyon tüneli
Meriç, adını Yunanistan ile sınırı çizen nehirden alan, iki belde ve yirmiden fazla köyden oluşan bir tarım ilçesidir. Yerleşimlerin önemli bir kısmı nehrin geniş taşkın ovasına yakın kurulmuştur ve çevre büyük ölçüde düzdür. Konutlar çoğunlukla bahçeli, bir iki katlı evlerdir.
Nehre yakınlık, ilçede su tablasının mevsime göre belirgin biçimde oynaması demektir. Meriç kabardığında toprak doyar, kanalın taşıma payı azalır ve sınırdaki evler süzgeçten su verir. Düz arazide kanal çok az eğimle ilerlediği için güzergâh uzayabilir. Bu kesimlerde işi yaz sonuna planlamayı, gerekirse pompalı çözümü de masaya koymayı öneriyoruz. Alüvyon zeminde kazıyı kısa adımlarla sürdürüyoruz.
Meriç için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Ege kıyısı · Meriç'in denize kavuştuğu yerEnez kanalizasyon tüneli
Enez, Edirne'nin Ege kıyısındaki ilçesidir ve Meriç'in denize döküldüğü deltanın kenarında yer alır. Antik dönemden kalma kalesiyle bilinen ilçe merkezi, deltanın düzlüğüne bakan hafif bir yükseltinin üzerindedir. Kumsalları temmuz ve ağustosta dolar; sahildeki evlerin çoğu ekimden mayısa kadar kilitli bekler.
Delta düzlüğünde ve kıyıya yakın kesimlerde toprak kumlu ve sulu, su tablası yüzeye çok yakındır. Böyle bir deltada uzun bir kazı riskli olabilir; birkaç metrelik bir bağlantı ya da motorlu bir toplama çukuru çoğu zaman daha doğru sonuç verir. Kalenin bulunduğu yükseltinin çevresinde ise zemin daha kurudur ve tünel rahatça uygulanır. Sahil evlerinde şikâyet çoğunlukla haziranın ilk dolu hafta sonunda başlar; işi nisan ya da mayısa koymanız bu yüzden akıllıcadır.
Enez için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Kuzey tepeleri · Istranca'ya yakınLalapaşa kanalizasyon tüneli
Lalapaşa, Edirne'nin kuzeydoğu ucunda, Bulgaristan'a komşu, meşe korularıyla örtülü tepelere dağılmış bir ilçedir. Osmanlı döneminde şehzadelerin dinlenme ve av alanı olarak kullanıldığı bilinir. Seyrek nüfuslu ilçede küçük bir merkez ve ona bağlı dağınık köyler vardır; evlerin çoğu avlulu ve alçaktır.
İlçe, Istranca Masifi'nin metamorfik ve granitik kayalarının yüzeye yaklaştığı kuşağa yakındır. Taşlı ve sıkı toprakta kazma yavaş işler, ama kazılan yanlar ufalanmaz. Aynı çalışmada kuzeydeki granitik alanda kuyu su seviyesinin iki ile on metre arasında olduğu belirtilir; yani sığ derinlikte su ile karşılaşmak mümkündür. Yamaçtaki evlerde aşağı kattaki süzgeç sokağın kanalına uzanamayabilir. Kış soğuğunu hesaba katarak boruyu don kuşağının altında tutuyoruz.
Lalapaşa için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Kırklareli sınırı · küçük ilçeSüloğlu kanalizasyon tüneli
Süloğlu, Edirne'nin kuzeydoğusunda Kırklareli'yle sınır paylaşan, nüfusu birkaç bini geçmeyen küçük bir ilçedir. İlçe merkezi ve köyleri, kuzeydeki tepelik alan ile güneydeki havza düzlüğü arasındaki geçiş kuşağında yer alır. Konutlar ağırlıklı olarak bahçeli müstakil evlerden ve az katlı yapılardan oluşur.
Bu geçiş kuşağında zemin, kuzeyde daha sıkı ve taşlı, güneyde ise killi ve kumlu tortullardan oluşur. Düzlükteki evlerde kanalın derinleştiği rögar uzakta kalabilir; meyilli arsalarda ise alt kat tepedeki sokağın hattına yetişmeyebilir. Keşifte her iki ihtimali de değerlendirip en kısa güzergâhı seçiyoruz. Uzun süre foseptiğe akmış ve sonradan şebekeye bağlanmış evlerde seviye uyuşmazlığına ayrıca dikkat ediyoruz.
Süloğlu için hemen arayın: 0538 237 26 41 →Edirne kanalizasyon tüneli: sık sorulan sorular
Edirne'de kanal bağlantısı için hangi belediye birimine gidilir?
İl merkezinde Edirne Belediyesi'nin Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü sorumludur; müdürlüğün bünyesinde kanalizasyon arıza ve atık su yönetimi birimleri bulunur. İl büyükşehir olmadığından Keşan, Uzunköprü, İpsala, Havsa, Meriç, Enez, Lalapaşa ve Süloğlu'nda kanalları ilçe belediyeleri döşer ve onarır. Bağlantı izni de bu belediyelerden alınır.
Tunca ya da Meriç yükseldiğinde bodrumdaki giderimiz neden taşıyor?
Nehirler kabardığında nehre yakın düzlükte yeraltı suyu da yükselir, yağmur suyunun bir kısmı kanala karışır ve kanal dolar. Bağlantısı zaten sınırda olan ev bu günlerde ilk etkilenen olur. Tünel, evin borusunu hattın daha derindeki bir rögarına taşıyarak bu emniyet payını büyütür; nehir suyunun kapıdan girmesi ise ayrı bir konudur.
Kaleiçi'ndeki tarihî evimizde tünel açılabilir mi?
Açılabilir ve çoğu zaman en uygun yöntem budur, çünkü sokak taşına ve avlu döşemesine dokunmadan çalışır. Kaleiçi'nin ızgara düzenli sokaklarında kuyuyu avlunun içine açıp kanala yerin altından ulaşıyoruz. Koruma kapsamındaki yapılarda gerekli izinlerin ne olduğunu keşifte belediyeyle birlikte netleştiriyoruz.
Edirne'nin düz arazisi tüneli zorlaştırır mı?
Zorlaştırmaz ama uzatabilir. Meriç ve Tunca ovasında kanal neredeyse yatay ilerlediği için, işe yarar derinliği yakalamak için bazen komşu evlerin önünü geçmek gerekir. Keşif günü yalnız kapınızın önündeki bacayı değil, mahalledeki bütün rögarları açıp en kısa rotayı arıyoruz.
Erikli ya da Mecidiye'deki yazlığımız için ne zaman çalışmalısınız?
Mayıs ya da haziranın ilk yarısında, Saros kıyısı kalabalıklaşmadan önce. Kışı kapalı geçiren yazlıklarda dert, çoğunlukla bütün sitenin aynı anda dolduğu ilk tatil günlerinde patlak verir. Bahar sonunda çalışırsak toprak kurumuş olur, komşular da rahatsız olmaz. Acil bir taşmada ise mevsim beklemeden geliyoruz.
Edirne'nin hangi ilçelerinde hizmet veriyorsunuz?
Dokuz ilçenin tamamında: Edirne Merkez, Keşan, Uzunköprü, İpsala, Havsa, Meriç, Enez, Lalapaşa ve Süloğlu. Karaağaç gibi Meriç'in ötesindeki mahalleler, Saros kıyısındaki tatil yerleşimleri ve sınır köyleri de buna dahildir. Uzak noktalara ekip ve malzemeyi tek seferde götürecek şekilde gidiyoruz.
Edirne soğuğunda kış aylarında kazı yapılır mı?
Yapılır, ama planlı işleri kışa bırakmamanızı öneriyoruz. Edirne'de kışlar soğuk ve karlı geçebilir, toprak donar ve nemlenir. Acil durumda kuyu ağzını örtüyor, dolguya donmuş toprak karıştırmıyor ve boruyu soğuğun işlemeyeceği derinlikte tutuyoruz. Bekleyebilecek işleri yaz sonu ile sonbahar başına alıyoruz.
Pompa koymak tünelden daha mantıklı değil mi?
Bazı parsellerde evet. İpsala'nın çeltik ovası ya da Enez'in delta kıyısı gibi suyun neredeyse yüzeyde durduğu yerlerde pompalı bir hazne daha doğru olabilir. Ama pompa elektriğe ve bakıma bağımlıdır; kış fırtınasında enerji kesilirse alt kat su alır. Toprak elverişliyse tüneli, değilse pompayı öneriyoruz.
Edirne'de tünel maliyetini artıran ya da azaltan şeyler nelerdir?
Kazılacak mesafe, kuyunun derinliği, toprağın alüvyon mu kil mi taş mı olduğu, nehre yakınlık nedeniyle kazıya su dolup dolmayacağı, avluya nasıl girileceği ve kanala hangi noktadan bağlanılacağı. Kaleiçi'ndeki dar bir avlu ile Keşan'daki geniş bir site bahçesi aynı hesabı vermez. Yazılı teklifi ölçümden sonra satır satır hazırlıyoruz.
Edirne'deki evimizde dert seviye farkı mı, bozuk boru mu, nasıl anlaşılır?
Önce evdeki en aşağıdaki süzgecin yüksekliği, kapı önündeki rögarda suyun aktığı hatla nivoyla karşılaştırılır. Ardından boruya kamera sokulur. Göçmüş, çatlamış ya da kökle dolmuş bir boru da benzer şikâyetlere yol açar; bu durumda tünel yerine yalnızca o bölümün onarılması yeterli olabilir.